Mesajlar Etiketlendi ‘best fm’

IMG_4856.JPG

Best Fm’den yükselen pozitif enerjisi ve bol kahkahalarımızın sahibi sevgili Serdar Gökalp ile canlı yayını kadar güzel, bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu denli güzel bir insanı tanıdığımız için mutluyuz. 98.4 Best FM ile Serdar Yayında. İyi ki de yayında…

 

Radyoculuk hayatınız nasıl başladı?

Lise yıllarımda sürekli bana ‘Sen komiksin bir şeyler yap’ demeye başladılar. Ama sadece söylediler hiç şunu yap diyene rastlamadım. (gülüşmeler) Leman Dergisi’nde de yer aldım bir ara. Buradan selam olsun onlara da. Komiksin ama bir top bile çizemiyorsun o ayrı bir yetenek. Ne yapayım diye düşündüm uzun bir süre. Arkadaşımın gaz vermesiyle beraber bir TV kanalında program yapmaya başladım. Sonra oradan ayrılıp radyoya geçiş yaptım.

  

Telefon şakalarını radyoya taşıyan ilk kişisiniz. Şaka yüzünden başınızın derde girdiği oldu mu?

Telefon şakalarını başkaları da yapıyor. Ben senaryo ile telefon şakası yapan ilk kişiyim. Bir şakayı siz 15 dakikada dinliyorsunuz ama o şaka 15 dakikada oluşmuyor. Siz bana bir yakınınızın açığını paslıyorsunuz. Ben de bunun üzerine 2 gün oturup senaryo yazıyorum. Hatta 3 gün boyunca senaryo yazdığım oldu o da malumunuz “Papatya şakasıydı”

 

Best Fm’de sağ olsun bu konuda bana hep destek olmuştur. Sadece telefon şakası yapmam için bana özel bir prodüksiyon açtılar. Şaka yaptığım günlerde orayı kullanıyorum. Duvarlarında bir sürü kâğıtlar, cevap olarak evet derse ne yapacağım hayır derse ne olacak hepsi yazılı. Sen bana malzemeyi paslıyorsun. Ben o malzeme üzerinde en az 1 gün çalışıyorum. Şakalardan dolayı başım hiç derde girmedi. Artık sesimden de tanıyorlar. Bu konuda zorlanıyorum. (gülüşmeler)

 

Şakalarınızı TV programı olarak yapıyordunuz. Tekrar düşünüyor musunuz?

Aklımızda var böyle bir düşünce teklifte geldi. İstediğim şeyi yapmak istiyorum. Mizah insanıyım ben. Şu an youtube’a yoğunlaştım. Youtube’da bir komedi dizisi çekeceğim. Televizyonda da yayınlanabilecek profesyonellikle olacak. 2 erkek kardeşin başına gelen olayların anlatılacağı 30 dakikalık mizahi bir dizi olacak.

 

Radyonun geleceği sizce nasıl? Radyoculukta sosyal medyanın önemi nedir?

 Sirkeci’de ilk radyo yayını yapıldığından beri radyo hayatımızda var. Enerji biter radyo bitmez. Yakın bir tarihte yurdun genelinde elektrikler gitti. Birçok ulusal kanal jeneratörleri yettiği kadar yayınlarını yaptılar. Sonra siyah ekrana düştüler. Ama pilli radyosu olan herkes radyo yayını dinleyebildi. (gülüşmeler) Çağımız internet çağı bunu inkâr edemem. Yayınımız radyodan ne kadar dinleniyorsa internetten de o kadar dinleniyor. Dağ bayır gezmeyi çok seven birisi olarak radyo her yerde var diyebilirim. Plajda televizyon izleyen göremezsin ya da kitap okurken televizyon izleyemezsin ama bunun hepsini radyo dinlerken yapabilirsin. Radyonun bir de şu özelliği vardır. Çaldığım tüm parçalar senin mp3 playerında vardır ama orada bir Cem Arslan, Yasemin Şefik, Altan Kiraz yoktur. O yüzden radyolara sadece bir müzik kutusu olarak bakmamak lazım. Mp3 playerın dinlediğin müziğin arasında gündem haberlerini seninle paylaşmaz ama radyo içerisinde bizim bir de haber merkezimiz var. O yüzden radyolar, radyocular olduğu müddetçe var olacaktır.

 

Radyoda mizah dilini ele alıyorsunuz. Sizi de bu alanda çok başarılı buluyorum. Çünkü radyoda mizah yapmak zor bir mecradır. İnsanları ağlatmak kolaydır ama güldürmek zordur.

Çok teşekkür ediyorum. Beni bu alanda ciddiye aldıklarını “Mizah Üretenler Derneği”nden ödül alınca fark ettim. Hımm demek ki oluyormuş dedim. (gülüşmeler)

 

Mesleğe dair unutamadığınız bir anınız var mı?

Yayında bir kere mikrofonu açık unutup arkadaşımla konuşmuştum. Çok eski bir anıdır. Yıl 2003. Genelde canlı yayına telefonumu almam çünkü akrabalar arıyor şarkı istiyor. (gülüşmeler) O gün yanıma almış bulundum. Telefon sürekli çalıyor. Şimdi ara veriyoruz dedim, kulaklığı çıkarttım mikrofonu kapatmamışım. Arkadaşımla buluşma planı yaptık. Telefonu kapattım sonra babam aradı. Normalde babam ben yayındayken hayatta aramaz. Ekstra bir şey olması lazım. ‘Arkadaşınla buluşamazsın benim yanıma geleceksin’ dedi. Sen nereden biliyorsun buluşacağımı dedim. ‘Mikrofonu açık bıraktın kapat onu kapat’ dedi. Anım bu. (gülüşmeler)

 

İlk yaptığınız anons ve ilk çaldığınız şarkıyı hatırlıyor musunuz?

İlk anonsumda; Merhaba değerli dinleyenler, bundan sonra hafta içi bu saatlerde serdar yayında dedim. Herkes programın adını ‘Serdar Yayında’ olarak anladı. Hâlbuki ben yayında olduğumu belirtmek istemiştim. (gülüşmeler) öyle kaldı. İyi ki de kalmış. İlk çaldığım şarkı da Ajda Pekkan’dan ‘Gözün Aydın’dı.

 

Bu mesleği tercih edecek öğrencilere tavsiyeniz nedir?

Yapmasınlar. (gülüşmeler) çok ciddi söylüyorum yapmasınlar.

 

 

Cümlelerde hiç takılmadan ve düşmeden koşan radyonun Usta mizahçısı Serdar Gökalp’e bize ayırdığı değerli vakit için teşekkür ederiz.

Röportaj: Bilge Nur Kenet                     Kamera: Vedat Ayaz