Konfüçyüs diyor ki: “bir toplumda musiki bozulmuşsa o toplumda çok şey bozulmuştur.”

Yayınlandı: Ekim 28, 2014 / SÖYLEŞİ / RÖPORTAJ
Etiketler:, , , , , , ,

1011950_10152888712680533_985132265_n

Sivas, tarihin ilkçağlarından beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ilim, irfan, kültür ve sanat şehri. Selçuklu döneminde zaman zaman pay-i tahtlık yapmasından ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi oluşundan dolayı kültür ve sanatın daima zirvesinde yer almış.“Musiki hikmete dair bir fendir. Bilene bilmeyene ruşendir. Nice esrarı var idrak edecek yer gelir sineleri çark edecek” diyen İbrahim Hakkı hazretlerinin musiki sevgisini takip eden Rıfat Kaya, 3000’den fazla taş plağı ile ziyaretçilerine musiki zevki yaşatıyor.

 Anadolu’da 1930’lu ve 40’lı yıllarda ağır kış şartlarının hüküm sürdüğü, halkın evine kapandığı uzun kış gecelerinde, radyo yayınlarının frekanslarının yetersiz olduğu dönemlerde, Sivas’ta da halk, musiki ihtiyacını gramofon dinleyerek telafi ediyordu. Mal varlığı iyi olan ve o zamanlar konak ya da iki katlı evlerde oturan şehrin eşrafında mutlaka gramofon ve musiki zevk ve kültürleri uygun plak koleksiyonları vardı. Çocukluk yıllarını amcasının taş plaklarına duyduğu ilgi ile geçiren Rıfat Kaya, ortaokul çağlarında eline geçen harçlıklarla plak almaya başladı. Bunun çok kötü bir hastalık olduğunu belirten Kaya, “Bunu yapan insanın çok zengin olması gerekiyor. Benim maaşım 700 lirayken bir plağa 500 lira verip aldığım günleri biliyorum.60 yaşında ev sahibi oldum” diyor.

Hala kayda değer plakları toplayan Kaya,“Bizim kulağımız o kadar güzel şeylerle dolu ki her şeyi beğenemiyoruz. Ben hiç kanarya dinlemedim hep bülbül dinledim”diyor. Musiki gören insanların büyük sıkıntıları olduğunu belirten Kaya,“Hiç kimsenin bir şeyden haberi yok. Konservatuvarlar da, güzel sanat fakültelerinde dinleme dersi yok. Ben bunu Türk sempozyumunda da dile getirdim. İnsanlar kendi yörelerini okumuyor artık. İnsanımız bitiyor. Devletin bu musikiye ve sanata sahip çıkması gerekiyor. İstanbul belediyesinden musiki kütüphanesi oluşturmam için teklif geldi ama ben kabul etmedim” diyen Kaya,“Belediyeler siyasetin içerisinde bir belediye gelir derki ne kadar güzel olmuş bu işi genişletelim der. Bir başkası da gelir derki kaldırın atın bunları belediyeyle ne alakası var der. Bunu devletin yapması lazım. Kanunu, yönetmeliği, kadro bütçesi çıkacak, yeri personeli ayarlanacak ve Türkiye’de ne kadar plak, cd, bant, eski yazılı kaynak, nota, kitap, çeşitli ustalara ait enstrümanlar devletin musiki kütüphanesinde sergilenecek. Yani musikiyle bir araştırması olan insan direkt oraya gidecek sağda solda dolanmayacak.”

    70’li yıllarda ki neslin musiki haramdır dediğini belirten Kaya,“Bu musikiye büyük bir balta vurdu. Bizim bir arkadaşımız vardı plağa falan meraklı çarşıda karşılaştık radyo müdürü oldum dedi. Gittim ziyarete ne çalıyorsun dedim ilahi dedi. Bir arabesk musikisine tasavvuf müziğini monte ediyorlar ilahi diye millete yutturuyorlar. Plak haramdır diyorlar. Sonra İbrahim hakkı hazretlerinin bir şiirini buldum. Diyor ki: “musiki hikmete dair bir fendir. Bilene bilmeyene ruşendir. Nice esrarı var idrak edecek yer gelir sineleri çark edecek.” Düşünecek olursak musiki Allah ilmi kâinatın her zerresinde bir ahenk vardır. Materyalist felsefe varlıkları ikiye ayırıyor. Canlı-cansız diye cansız varlık yoktur. Bütün varlıklar canlıdır. Taşı taşa vuruyorsun bir ses veriyor. Bir ahenk var. Konfüçyüs diyor ki: “bir toplumda musiki bozulmuşsa o toplumda çok şey bozulmuştur.”  İlahiyatçı bir arkadaşıma sordum. Abi biz günah mı işliyoruz dedim. “Musiki haramdır diyecek bu dönemde bir hoca yoktur ve o hoca gelip fetva bile verse o fetvayı anlayacak Müslüman yoktur.” dedi. Yani ne kadar erozyona maruz kalmışız. Musikinin iki yönü vardır. Bir güfte yani Şiirsel yönü birde melodik yapı vardır. Bugünkü arabeskte olduğu gibi isyan varsa bu kesinlikle haram. Melodik yapıda şehevi duyguları kamçılıyorsa buda haram. Lakin seni alıp bir iklime götürüyor, düşündürüyor, anıları canlandırıyorsa bu haram değildir. Ve insanımız o kadar basitleşti ki zevk kalmadı. Musiki benim için araç değil amaçtır. Benim günüm musikiyle geçiyor” diyen Kaya, gününün çoğunu plaklara ayırdığını belirtiyor.“Şuan plakları düzeltiyorum. Arada bir çizilme olmuşsa nakaratı sözü alıp çizilen yere kopyalıyorum. Bu işte huzur buluyorum.”  diyor.

Haber: Sivas (Bilge Nur Kenet)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s