KAAN MURAT YANIK İLE EDEBİYAT ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Yayınlandı: Nisan 21, 2014 / SÖYLEŞİ / RÖPORTAJ
Etiketler:, , , , , , ,

IMG_0237Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Tiyatro ve Sahne Sanatları bölümünde tiyatro ve oyunculuk eğitimi alan Kaan Murat Yanık, TRT’de yapımcı asistanlığı,Üniversiteler Arası Sosyal Etkinlik Platformu dahilinde yöneticilik ve edebiyat-psikoloji üzerine araştırmalar yapan, İskender Pala’nın Şah&Sultan eseri ile ilgili lisans tezi yazan Kaan Murat Yanık şuanda da İskender Pala’nın asistanlığını yapıyor ve birçok deneme, hikaye, makale ve şiir kitapları bulunuyor.

Kaan Murat Yanık kimdir?

1988 yılında doğdum.Antalya Anadolu lisesinde okudum.Dil ve edebiyat hayatıma ilk orada başladım.Arkadaşlarımla beraber okul dergisi çıkardık.İstanbul Kültür Üniversitesi kültür ve edebiyat bölümünü kazandım.Orada hem akademik hem de edebi çalışmalarımı yürütmeye devam ettim.Yine orada (Kültür Üniversitesi) FenEdebiyat Fakülte başkanlığı yaptım.Kurumsal iletişimde öğrenci koordinatörlüğü gibi faaliyetlerde bulundum.Üniversitenin son yıllarında TRT Arapça kanalına girdim.Yapımcı asistanı olarak çalıştım. İstanbul Kültür Üniversitesini(İKÜ) bitirdikten sonra Fatih Sultan Mehmet Üniversitesinde (FSMÜ) eskiTürk edebiyatı üzerine yüksek lisans yaptım.Bununla beraber kapı yayınlarında editörlük ve editör yardımcılığı yaptım.Kanal 14 ‘de yayımlanan “Edebiyat Kokusu” isimli televizyon programını hazırlayıp sunmaya başladım. Prof. Dr. İskender Pala’nın asistanlık görevini üstlendim.Birçok edebiyat, kültürsanat ve düşünce  dergisinde şiir ve denemelerim yayımlandı.Sonra da “Kalküta” isimli şiir kitabımı çıkardım.

 Edebiyatla tanışmanız nasıl ve ne zaman gerçekleşti?

 Edebiyatla lise yıllarımda haşır neşir olmaya başladım.Ahmet Ümit Dranas,Cahit Sıtkı Tarancı,Orhan Veli Kanık,Behçet Necatigil,Cemal Süreyya,Atilla İlhan benim üzerimde tesirli olan şairlerdi.Bununla beraber bir anlamda roman kültürünü okudum.Kavramaya başladım.başladım.Ardından da şiir,öykü,deneme ve diğer yazın türlerinde olan eserlerim çeşitli mecralarda yayımlanmaya devam etti.

 Esinlendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız bir şair var mı?

Şiirle tanıştığım ilk anda yukarıda saydığım isimlerin tesirleri çok olduğunu düşünüyorum.Son yıllarda özellikle edebi zevkimi biraz daha yükselttiğim de İsmet Özel,Turgut Uyar,Edip Cansever,Didem Madak,Birhan Keskin.Dünya şiirinden,modern İran şiirinden yazarlar etkili oldu ama bir hassa İsmet Özel tesirinde olduğumu düşünüyorum.

 Şiirde kelime seçimi gerekir mi?Yoksa insan, ilhamına göre hangi kelime gelirse onları şiire yansıtmalı mı?

 Öncelikle nitelikli bir şairin kesinlikle vakıf olması gereken kelime dağarcığı olmalı.Bu söz dağarcığı sadece İstanbul Türkçesine hakim olmakla alakalı değil Anadolu ağızlarına ve Anadolu ağızlarında geçen değimleri de bilmek zorunda.Çok iyi bir kelime dağarcığına sahip olduktan sonra o an üreteceği şiirde söz dağarcığı o andaki ruhuna yansıyan düşüncelerle perçinleyip öyle eserler üretmelidir.Tabi söz dağarcığının geniş olması çok önemlidir.

 Şiirde bir musiki olmalı mıdır?

Her şiirde musiki olmalıdır diyemeyiz.Çünkü bazı şiirler vardır ki siyasal kaygılar güder.Bazı şiirlerde tamamen ahenge, musikiye karşı olarak yazılır.Ama eskiler yani divan edebiyatında aruzla sağlanan bir musiki,ahenk vardı.Bu rüzgarı Yahya Kemal devam ettirdi.necip fazıl’da aruzla şiirler yazmıştır.Ya da onlardan önce Cenap Şehabettin biraz batının musikisinden esinlenerek çeşitli nazım şekillerini kullanarak musikiyi şiirine yansıtmıştır.Kesinlikle şiirde musiki olmalıdır diyemem.Ama bu şairin seçimine şiirin politik duruşuna göre şekillenir.

Sizin şiirdeki tarzınız nedir?

Naratif şiir geleneğine yakın buluyorum kendimi.Yani anlatıya dayalı divan edebiyatından beslenerek, divan edebiyatının belli başlı figürasyonunu muhafaza ederek bazı şiirlerimi oluşturuyorum.Ama her şiirimi tabi ki bu şekilde oluşturmadım. Bazı şiirlerimi tamamen modern veya post modern bir üslupla,edebi kuram gözeterek yazıyorum.Bu şairin biraz seçimine,oluşturduğu şiirlerin durumuna bağlı.

 Nitelikli edebiyat nedir? Bunu öğrencilere kazandırmak için ne yapılması gerekir?

Nitelikli edebiyat şuan piyasada olan ve hiçbir şekilde şiirle,gerçek edebiyatla alakası olmayan insanların kaleme aldığı ben onlara paçavra diyorum.Onlar dışında yazılan edebiyata insan ruhuna ve insanlığa katkıda bulunan her şeydir.Şuan Türk edebiyatının bilhassa Türk şiirlerinin çok ağır yara aldığını düşünüyorum. Yurt içinde-yurt dışında gittiğim tüm konferanslarda karşılaşıyorum.Anadolu üniversitelerinde öğrencilerin şiir zevkinin maalesef popüler kültürün pençesinde olduğunu görüyorum.Ve çok satan çok popüler olmuş ama asla nitelikli edebiyatla alakası olmayan şeyler diyorum çünkü şey onlar her hangi bir eser veya sanat eseri diyemem onlara.Nitelikli edebiyat tabikide bunların karşısında durandır.Bununla beraber nitelikli edebiyatın bir temeli olmalıdır.Eğer kişi 2014 yılında roman yazıyorsa klasiklerin   tekniğini, konuyu işleyiş şeklini bilmelidir.Klasik yazarların zaman,mekan,karakter,teması tüm bu teknik kurallara hakim olmalıdır.Sadece Türk edebiyat tarihine değil dünya edebiyat tarihine de muvafık olmalıdır. Gabriel García Márquez’de Kolombiya’da yazdığı ürettiği eserlerden bir haber olamaz.Daha çok entelektüel kaygıları hat safhada olan bir ruh haliyle genellikle nitelikli edebiyat eseri üretilebilir diye düşünüyorum.

Size göre sanat nedir? Buna bağlı olarak sanat gerçekleri mi anlatmalı, yoksa hayalleri mi?

 Lakan şiiri veya edebiyatı biraz nüanslarıyla değiştirerek yada başka yazarların söylemleriyle fermant edersek dil, bilinç dışı-bilinç içi olarak birleştirir.Yani merkeze dili alırsak dilin sağ tarafına bilinç dışını sol tarafına bilinç içini koyarsak bunların toplamında belki şiir üretilebilir.Entelektüel bir kimlik,tarih,kültür olması lazım.Ve söz gelimi Türk mitolojisinden tutun Yunan mitolojisine kadar birçok geleneksel veya divan edebiyatını bu işe dahil edebiliriz.Sanatçının geleneksel köklerini iyi bilmesi gerekiyor.İsmet Özel anlattı bunu bende 1.ağızdan dinledim.Bir gün arkadaşıyla beraber merdivenlerden inerken arkadaşı merdivenlerden yuvarlanıyor ve İsmet Özel panikliyor.Yanına gidip arkadaşına ilk sorduğu soru “Bir şey de!” aslında bu demin bahsettiğim Lakan’ın dil bilinç içi ve bilinç dışı kuramıyla örtüşüyor.Yani en başta şair arkadaşına onun bilincinin yerinde olup olmadığını anlamak için bir soru yöneltiyor.O an söylenen kelimenin bir anlamı olmayabilir ama uyku ile uyanıklık arasında çıkan zamanın toplamından ne çıkarsa onu şiir olarak nitelendiriyor.İşte şiir budur der.O bir şey şiirdir.Tabi bu sadece şiirin bir bölgesi başka bölgelerde çok daha dingin bir şekilde,naif bir üslupla daha teskin edici sözler söyleyerek de şiir oluşturulabilir.

 Entel insandan bahsettiniz.Entel insan ve entelektüel insan arasındaki fark nedir? Genelde birbirine karıştırılır ve aynı olduğu düşünülür.

Entel insan,fark etmeden facebook ve internetten öğrendiği bilgilerle, bir bilgi dağarcığına sahip olduğunu söyler.Eski dilde biz bunu malumatı furuş olarak biliriz.Sağdan soldan duyup öğrendiği bilgileri bir şekilde satıp kendisini bilgili bir insan olarak gösterenlere ki bu Osmanlı’da da böyle idi.Entelektüel insan,ansiklopedi karıştıran,kitap okuyan,kesinlikle sıkı sıkıya bir kitap takipçisi olan  ve dış dünyanın kesinlikle pencerelerinden bakmayı bilen insandır.Entel ve entelektüel kelimeleri arasında zaten Fransızca intellektüel kelimesinden gelir.Entel onun yarım yamalak halidir.Bu bakımdan zaten ironik olarak da kelime anlamı itibariyle  aralarında da bir fark olduğu görülüyor.

 Genelde hayranlarınıza şiir falı ile şiir armağan ediyorsunuz. Nedir şiir falı?

 Eski İran’da Hafız’ı Şirazi’nin yazdığı “Hafız Divanı” varmış.Şiir kitabından herhangi bir sayfa açılırmış.Aklına ilk gelen harfi ilk çıkan sayfaya koyarmış.O harfin tasavvuftaki karşılığı açtığı sayfadaki şiir neyi anlatıyorsa bu ikisini ölçtürerek fal bakarmış.

Genç şairlerimize tavsiyeleriniz nelerdir?

Nitelikli edebiyattan kaçmamaları gerektiğini düşünüyorum. Kendisine sair diyen saçma sapan kişilerden uzak durmaları gerektiğini düşünüyorum.Özellikle onların yazdığı kağıt tomarlarından. Arabesk şiirimsi yazılardan uzak durmaları gerekiyor. Türkiye’nin ergen bir toplum olduğunu düşünüyorum. İnsanlar nitelikli eserler okumadıkları taktirde bu halde kalmaya devam ederiz.Eskiden televizyonda edebiyat programları çok vardı. “Edebiyat kokusu” isimli programı takip etmelerini öneririm. Medyatik şairlerden ziyade daha çok edebiyatı çekirdeğinden bilen insanlar konuk oluyor.Bunun dışında İtibar,İzafi,Varlık,Yasak meyve gibi edebiyat dergileri var bu dergileri okuyabilirler. Dünya şiir geleneğinden kopmamak için bu dergilerle de yetinmeyip araştırma yapmaları gerekiyor.Biraz daha kadim olan şairler üzerine eğilmeleri gerekiyor.En başta da yazılarını kesinlikle bir edebiyat dergisinde kanıtlamaları gerekiyor.Belki bugün dergilerin çok çeteleştiğini onlardan olmayanlara yazdırmadığını söyleyenler var.Ama iyi bir sanat eserinin eninde sonunda hedefine ulaşacağını düşünüyorum.

    Söyleşi:Bilge Nur Kenet                      Fotoğraf:Vedat Ayaz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s